Islamda Kader Anlayisi nasildir?

Kader “olcudur”, Allah herseyi olculu yaratmistir.
Seytan; “beni sen saptirdin” (7/16) deyip Allah’i suclar ve  “kadercidir” tipki musrikler gibi. Musriklerde  Enam/148 de: “Eğer Allah dilemiş olsaydı, biz de, atalarımız da O’na ortak tanımaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık.” derler.

Sapkin “kader” anlayisi peygamberimizin vefatindan hemen sonra baslar. Yezid Hz. Huseyinin kesik basi ile oynarken , Hz Zeyneb’e  “O’nu Allah oldurdu” demisti.

Daha sonra ise “Amentu” ile dinin icine iyice yerlesmis ve Ehli-Sunnet alimleri (!) tarafindan imanin ayrilmaz bir parcasi haline getirilmistir.

Onlara gore ; Dunya bir sahne, insanlar ,oyuncular, Allah ise senarist(!) ve yonetmen(!) dir. Herkesin ne yapacagi, mumin mi, musrik mi olecegi bellidir, ona ragmen Allah’in “ADIL” sifatini hice sayarak, kendilerine yazilan rolu oynmaktan baska sucu olmayan insanlarin, cehenneme doldurulmasinda bir beis yoktur(!)

Gunumuzdede ayni zihniyet devam etmektedir.Hac esnasinda prensin gecmesi icin kapatilan tunellerin onunde cikan izdihamda olen binlerce haci icin Suudi raliyet ailesi : “takdiri ilahi” derken,ayni cumle, olan depremden sonra olen 35bin vatantasimizin ardindan zamanin basbakani tarafindan kullanilmistir. Halbuki Kobe/ Japonya’da 2-3 puan daha siddetli depremde olenlerin sayis sadece “6” (alti) idi.

Kuranda “KADER” allah’in herseyi bir olcuyle yaratmasi ve herseye bir olcu koymasi seklinde gecer, yanu SUNNETULLAH’dir

“Kadercilik” Islamdada, Kuran’dada yoktur, ve musriklerin din anlayisindandir.

HADIS

AYET

Cibrîl hadîsi diye meşhur olan hadise göre, Cebrâîl , Hz. Peygamber ‘in yanında ashabdan bir kısmının bulunduğu bir zamanda, insan kılığında gelmiş ve Hz. Peygamber ‘in dizinin dibine oturarak İslâm, iman, ihsan ve kıyamet hakkında bilgi edinmek ve bunları ashaba öğretmek istemiştir. İmanla ilgili soruya Hz. Peygamber  şöyle cevap vermiştir:

“İman, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, bir de hayrı ve şerri ile kadere inanmandır.” Cebrâîl  de “Doğru söyledin” diye tasdik etmiştir.

 (Buhârî, İmân, 37; Müslim, İmân, 1; Ebû Dâvûd, Sünnet, 15; Tirmizî, İmân, 4; İbn Mâce, Mukaddime, 9; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 51…)

Bakara-177

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batıya çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere ve kitaba iman edenin; malını çok sevmesine rağmen onu akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere, köle ve esirlere verenin; namazı dosdoğru kılanın;zekatı verenin; sözleştikleri zaman gereğini yerine getirenin; sıkıntıda, darlıkta, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanda sabır gösterenin eyleminden oluşur. İşte doğru olanlarbunlardır;işte sakınanlar da bunlardır. 

Nisa-136

Ey iman edenler! Allah’a, Resul’üne ve Resul’üne indirdiği Kitap’a ve daha önce indirilmiş kitaplara inanın. Kim, Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve Ahiret Günü’nü inkar ederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür. 

NOT;  Ozellikle Bakara-177de goruldugu gibi rabbimiz bizden beklentilerini gayet acik bir sekilde ve detayli olarak anlatmis ne bu nede diger bir atette ne KADER nede  KOTULUGUN kendisinden geldigine dair birsey yoktur.
Kuran’in tumunde tum iyilikler Rabbimize aftedilirken kotulukler ise seytan cin ve insalara aftedilmistir.

 

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

en_USEnglish