CEMEL SAVASI / H-36

SAFLARIN OLUSMASI:

Hz. Osman’in sahadetinden sonra, Hicri  36 Haziraninda Hz Ali, Medine halkinin biatini alarak Halife secilir. Zamanin muhalefetinin itirazi ise medine harici sehirlerden biat alin(a)mamasidir.
Hz. Ali Halife surasiz ve tam desteksiz olmasina ragmen, Halife olur olamaz, Hz.Osmanin atadigi valileri degistirmeye baslar. Hz.Ayse’nin basini cektigi  muhalefet ise siddetle Hz. Osman’in katillerinin cezalandirilmasi icin devletin gerekeni yapmasini istemektedir.
Buna karsilik Hz. Ali, Hz. Osman’in hakli sebelerden dolayi olduruldugu gerekcesiyle katillerin ceza almasi taraftari degildir, Ayrica Hz.Osman’in katillerinin sahis degilde, bir grup olmasida Hz.Ali’nin olayi savsaklamasinda etkendir. Katillere daha sonra kurulacak ordunun icine aldigi ve onlara imamlik yaptigi kayitlarda vardir. Hz. osmanin sahadetinden sonra Medine’yi terk edip Mekke’ye giden Emevilere daha sonra diger grup ve sahislar yavas yavas katilacaktir.
Hz Ayse Hz Osman’a ozellikle hilafetinin son zamanlarinda muhalif olmasina ragmen sehid edilmesini hazmedemeyip katillerin en kisa zamanda adalet onune cikartilip gerekenin yapilmasinda israrcidir. Tum bunlar olurken kendileri Mekke’de ikamet etmekte ve Muhaliflerde yavas yavas etrafinda toplanmaktadir. Bunlardan en onemlilier Talha ve Zubeyir dir. Bu sahabiler Medinede yasayip eski gorevleri olan, valilik beklentileri olmasina ragmen Hz.Ali’nin atamadiklarindandir. Ancak Hz. Ali’nin biat almasindan itabaren surekli olarak Hz.Osman’in katillerinin cezalandirilmasi konusundaki israrlarini surdurmuslerdir. Birkac ay sonra Hz.Ali’nin bunu yapmayacagini anlayincada her ikisi Umre mazareti ile Mekke’ye gitmek icin izin istemis, Hz. Ali olaylari anladigi icin bir kac ay oyalamis faat sonunda izin vermek zorunda kalmistir. Talha ve Zubeyir’de Mekke’ye gidip Hz. Ayse’nin yaninda taraflarini belli etmislerdir.
Medinede’ki diger bir grupta, Hz. Ali’ye Hz. Oman’in katilleri konusunda “sartli biat” ettikleri icin, bir sey yapilmadigini gorunce, onlarda Mekke’ye gidip, Hz. Ayse’ye katilmislardir.
Ayrica Hz. Ali tarafindan gorevden alinan valilerde tum gucleriyle Mekke’ye gelip Hz. Ayse’ye katilmislardir.

Hz. ALI’NIN TARAFI

Bu arada Hz. Ali’de kuvvet toplamaktadir, kendi atadigi Kufe valisi Ebu Musaile Sari’den yardim ister, fakat geri cevrilir, Hz.Ali’de valiyi gorevden alir. Halbuki Ebu Musale Sari Hz,Ayse’nin yardim talebinide bu olaylarin muslumanlari icin bir fitne oldugunu dusundugu ve her iki tarafida yapilabilecek yardimin can kaybini arttirmaktan baska birseye yaramayacagini dusundugu icin geri cevirmistir.
Hz Ali’de Mekke’den 2500-3bin kisilik bir kuvvetle cikar,, Basra’ya yanastiklarinda etrafinda takriben 18-20 bin kisilik bir kuvvet toplanmistir.
Savas oncesi her iki tarafin elcileri bir araya gelir ve olaya bariscil bir care bulmak isterker.Hz.Ali’nin elcisi Kaka Bin Amr; eger amaciniz katilleri yargilamak ise bunu neden scilmis halife olan HZ.Ali vasitasiyla yapmiyoruz, gelin onu hep beraber destekleyelim olayi cozsun, der. Hz Ayse nin ise bastan beri onsarti bu oldugu icin sayet Hz.Ali  bunu kabul ederse kendi tarafininda kabul edecegini soyler, ancak is tekrar Hz. Ali’de tikanir ve Hz. Ali bunu kabul etmez..
Tabiki Hz. Ali’nin ordusunun icindende bir grup; iyide karsi taraf isteklerinde pekde haksiz degil, o zaman neden biz cogu sahabi olan ve ANNEMIZIN ordu komutanligini yapan bu orduyla savasiyoruz diye sorar.
 Alinan cevap ise;
1.Bunlar mesru iktidara isyan ettiler (Halbuki tum Islam cografyasindan alinmasi gereken biat sadece Medine’den alinmisti, yani tum cografya tarafinda secilmis bir halife olmayio olsa alsa Medine’nin”sartli” halifesi olabilirdi, )
2. Onlar ( Talha, Ziyad ve baska bir grup) biatlarini bozdular.
3.Muslumanlara tuzak kurdular 

Hz. AYSE’NIN TALEPLERI

1.Hz. Osman’in katillerinin cezalandirilmasi icin gerekenin yapilmamasi
2.Hz. Ali’nin Hilafetten ayrilmasi
3.Halifenin onceki gibi SURA ile secimesi
Hz.Ayse’nin taraftarlari once Yemen’e gitmeyi planliyorlardi.Daha sonra Hz.Ali tarafindan azledilen eski Basra valisi Abdullah B. Amr ,Basra’da pek cok destekcilerinin bulundugunu soyleyerek grubun Basra’ya yonelmelerini sagladi.Yolculuk esnasinda ise sikca bir sekilde Halifenin kim olacagi tartisiliyordu.
Adaylar arasinda, Talha, Zubeyr, veya Hz.Osman’in ogullarindan biri on plana cikiyordu. Aslinda bu bir nevi son iki halife olan Hz. Ebubekir ve Omer’in secilmesinde oncelik olan liyakati  arka plana atip, Musriklerde yaygin olan KABILECILIGI on plana cikarmaktaydi.
Mekke’den cikan grup 3000 civarinda iken Basra’ya vardiklarinda bu rakam 25-30binleri bulmustu.Basra’ya vardiklarinda bircok katliama sebeb oldular, Hz.Ali trarafindan atanan vali ise sakallari yonulmus bir sekilde, Hz ayse sayesinde  kan-reva icinde olsada canini zor kurtarip kendini Hz. Ali’nin yanina zor atti.

SAVAS:

Savas yapilir, Hz Ali 2/3 oranindaki asker sayisina ragmen Hz.Ayse’nin komuta ettigi orduyu yener, binlerce musluman ve sahabi olur, olenler arasinda Ehlisunnet arasinda cennetle mujdelendigi soylenen Talha ve Zubeyir’de vardir.Esir dusen Hz.Ayse , Hz Ali tarafindan hurmete karsilanip etrafindakilerle birlikte Mekke’ye ugurlanir. Alinin ordusunda, bir kac kiside olsa “ganimet ” falan gibi homurdanmalara baslasalarda Hz. Ali’nin ferasetli tutumu karsisinda bu soylentiler bastirilir oluler gomulur, Basra kontrol altina alinir fakat kesinlikle zarar verilmez.

SONUC:

Olay soylendigi gibi birilerinin kiskirtmasi veya  amacli fitne falan degil, kesinle gucu ele gecirmek icin yapilan siyasi bir ic catismadir. Henuz peygamberin olumunde 30 sene daha gecmeden sahabilerin bu sekilde birbirine dusmesi ve oldurmesi bazilarinin dedigi gibi donem icin kullanilan “Asr’i saadet” kavraminin ne kadar dogru oldugunu ister istemez dusundurtmektedir.

Gunumuz muslumanlarin en buyuk eksikligi, tum sahabiyi Hz. Ebubekir veya  Hz.Omer gibi zannetmeleridir. Halbuki kesinlikle oyle degildir. Muslumanlarin icinde hatiri sayilir miktarda “munafiklar” vardir. Zaten Islam’in yozlasmasindaki en buyuk etkende bu sahislardir. Uzerimize dusen ise dinimizi ve tarihimizi iyi ogrenerek, Allah’in bize emrettigi dunya ve ahiret saadetini Vahiy, Sunnetullah, akil ve bunlarla celismeyen hadislerle ulasmaya calismaktir.

en_USEnglish